"Herkes Kalbinin Ekmeğini Yer"

Akne ve Akne İzi Tedavileri

Akne (Sivilce) Deri Hastalığıdır

akne

Akne, her yaşta insanı etkilemekle beraber 11-30 yaş aralığındaki kişilerin %80’ini, daha ileri yaşlardakilerin %5’ini etkileyen bir tablodur. Aknenin görülme sıklığı daha küçük yaşlardan itibaren yükselmeye başlar ve 14-18 yaşlarında en yüksek değerine ulaşır. Erkeklerde, kadınlara oranla daha şiddetli olabilir. Kişinin sosyal hayatını ve psikolojisini etkiler. Akne tedavisinde öncelikle aknenin tedavi edilmesi ve skar oluşumunun önlenmesi gerekir.

Akne Nasıl Oluşur?

Deride folikül içinde kıl kökünün de bulunduğu bir kanala, yağ bezleri açılır ve gözeneklerden (pore) deri yüzeyine ulaşır. Bu kanalın çevresini döşeyen hücrelere keratinositler denir. Akneyi oluşturan faktörler folikül içindeki anormal değişikliklerden kaynaklanır. Sivilceler çok farklı tiplerde oluşabilir. Bu oluşumu etkileyen diğer faktörler:

  • Kullanılan bazı ilaçlar, aknejenik mineral yağlar
  • Stres
  • Kozmetikler
  • Güneş

Akne (Sivilce) Tedavi Yöntemleri

Akne (sivilce) tedavisinde ilk aşama, akne tipinin dermatoloji uzmanı tarafından kontrol edilerek belirlenmesidir. Akne (sivilce) etkili bir şekilde tedavi edilebilir ancak tedavi süresince sabırlı olmak gerekir. Tedavilerin getirdiği iyileşmeler 2. ayda başlar ve 4-8 ay arasında tamamen bir düzelme sağlar. Hastalar, ilk 1. ayda aknenin artması gibi durumlarla karşılaşabilir. Eğer akneler 6-8 haftada iyileşmeye başlamadıysa tedavinin değiştirilmesi gerekir.

Tedavi sırasında kullanabileceğiniz temizleme ürünleri ve nemlendiriciler, kurutucular hakkında dermatoloğunuz doğru yönlendirmeyi yapar.

Daha hafif şiddetli aknelerin tedavisinde, krem formunda antibiyotikler ve medikal ürünler kullanılabilir. Dermatoloğunuz siyah noktacık beyaz yağ butonlarını ve iltihaplı kesecikleri özel aletlerle temizleyebilir. Ancak kendiniz bunlarla oynamamalısınız. Akneyi (sivilce) derinleştirerek daha fazla büyümesine ve iz bırakmasına neden olabilirsiniz.

Ağız yoluyla antibiyotikler orta ve şiddetli aknede kullanılırlar. Antibiyotikler kıl folikülündeki bakterileri azaltırlar. Bu da kızarıklık ve iltihaplanmaları azaltır. Aknelerin şiddetlerine göre tedavi yöntemi Dermatologlar tarafından seçilir ve hasta düzenli takiple bu probleminden kurtulur.

Akne Tedavisinde Meyve Asitleri

Alfa-hidroksi asitler (glikolik asit dahil), salisilik asit ve triklorasetik asit en yaygın soyucu (peeling) ajanlardır.  Medikal Peelingler ile ortaya çıkabilecek olumlu ya da olumsuz sonuçlar; kullanılan soyucu ajanın konsantrasyonuna, deride kalma sürecine, cilt tipine, daha önce uygulanmış olan medikal ve cerrahi tedavilere, aknelerin lokalize olduğu bölgeye, güneş maruziyetine ve eşlik eden tedavi şekline göre değişiklik gösterir.  Meyve asitleri cildi soyarak yeniler , gözeneklerin temiz kalmasını sağlar; böylece akneye engel olur. Meyve asitlerinin yüksek konsantrasyondaki türleri de dermatologlar tarafından kliniklerde uygulanır. Doktor kontrolündeki bu uygulamada asit solüsyonu deriye sürülür birkaç dakika beklenir ve daha sonra yıkanarak ciltten uzaklaştırılır. Bu uygulamalar 1-4 hafta aralıklarla yapılır. Hafif Aknelerin tedavisinde ya da yağlı ciltlerde; yağ kontrolünü sağlamak için oldukça iyi sonuçlar verir.

Akne Tedavisinde Lazerler ve Fototerapi

Yakın zamana kadar değişen başarı derecesi ile sistemik ve topikal antibiotik, isotre. tionin. ve hormonal ilaçlar ile tedavi edilen aknenin tedavisinde lazer teknolojisi büyük bir atak yapmıştır. Son yıllarda oldukça artan sayıda uzman tarafından lazerler ve ışık bazlı tedaviler ve radyofrekans cihazları akne tedavisinde ve akne skar tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır. Bu eğilimin nedeni uzun süre topikal ve sistemik ilaç kullanmaktan bıkmış olmak, daha az zaman harcayarak daha kalıcı ve etkili tedavi yöntemlerini ortaya koymaktır.

Akne tedavisinde lazer, P.acnes ’i veya sebase bezi hedef alarak etkili olmaktadır. Absorbe edilen belli dalga boylarındaki ışık, fotodinamik bir reaksiyonu başlatır ve endojen porfirinlerin oldukça reaktif serbest radikalleri açığa çıkarmasına neden olur. Bu serbest radikaller ve oksijen de P.acnes ’in yıkımını sağlar. Porfirinin en yüksek absorbsiyon noktası 415 nm veya mavi ışıktır. Absorbsiyon ve fotodinamik uyarılma 400 ve 430 nm arasındaki dalga boylarında en etkili düzeyde olsa da porfirinler yeterli ışık olduğunda bir çok dalga boyunu absorbe edebilir ve reaksiyon başlayabilir. Akne tedavisinde bu dalga boylarına sahip ışıklar etkili olabilmektedir. *

Sonuç olarak, iltihaplı sivilce oluşmasında başlıca nedenlerden biri normalde deride yaşayan ve yağ kanallarında bulunan P. acnes bakterisidir. Bu bakteri, porfirin adı verilen bir madde üretir. P.acnes bakterisindeki porfirin maddesi lazerlerin ışık enerjisini emerek tahrip olur. Işık ve lazer sistemleri bakteri sayısını azaltarak sivilce oluşumunu engelleyebilir

Bu Şekilde Etkili Lazer ve Işık Sistemleri:

  • UVA/UVB
  • Mavi ışık tedavisi (Blue-Light)
  • Kırmızı Işık ve Mavi Işık Kombinasyonu
  • Pulsed Light and Heat Energy (LHE)
  • KTP Lazer
  • PDL Lazer

Diğer Yöntemde; lazer ve ışık sistemleri deriye zarar vermeden deri altındaki yağ bezleri ısıtarak tahrip eder. Yağ kanallarının küçülmesi ve azalması sonucu sivilcelerde iyileşme meydana gelir.

Bu Şekilde Etkili Lazer ve Işık Sistemleri:

  • Fotodinamik Tedavi
  • 1450 nm Diode Lazer
  • 1540 nm Er: Glass Lazer
  • Radyofrekans Tedavisi
  • Fraksiyonel Lazer

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir